Al-Andalus Nassam Alaina Lhawa

11 Haziran 2010 Cuma

Hep Aynı Hikaye


“Şu: Hayatın anlamını arıyordum, biraz felsefe okudum. Hah hah ha! Felsefe işe yaramaz bayım, tıpkı diğer bilimler gibidir.
Yolunu bulmak için basit bir el lambası bile bundan daha iyidir.
Hem unutma, yürekte aşk olmazsa felsefe beyinde hararet yapar.
Şimdi obsesif nevroz mu tercih edersin yoksa Servet-i Fünunʹdan kalma bir verem mi?
Mendillere kan tükürebilirsin, ilaç kokulu hastanelerde sabahlayabilirsin ya da örneğin, romanlara yakışır bir şekilde saat başı alman gereken ilaçların olabilir.
Hımm sanırım doktor haklıydı, uyumak üzereyim…
Şu beynimi bir durdurabilsem. Bir fişi olsa. Fişi çeksem ve kurtulsam. Uyusam. Her şeyi unutsam. Uyusam…”
Ömer Faruk Dönmez - Hep Aynı Hikâye

5 Haziran 2010 Cumartesi

Dinim Aşktır Benim

Tarih sayfalarını karıştırdığımızda Mevlana ile Şems'in arasındaki gıpta edilecek muhabbete şahit oluruz,değil mi?...
Nitekim kalp gözüyle bakıp gönül diliyle soranlara hep;
''evvela şems,ahiran şems,illaki şems,vallahi şems...demekteymiş Mevlana...
Ne var ki Şems,gezginci bir sevdalıymış.Çok kalmazmış bir yerde,dolanır dururmuş belde belde...
İşte günlerden bir gün yine gidesi tutmuş Şems'in..Yolcularken onu,şöyle demiş
Mevlana Celaleddin:
Bir tatlı ömür gibi gitmeye niyetlendin
Ayrılık atına eyer vurdun inadına
Ama bizi unutma, hatırla ama.
Sana temiz dostlar, iyi dostlar, bağdaş dostlar
Yeryüzünde de var, gökyüzünde de var
Eski dostla ettiğin yemini, hatırla ama.
Bir deniz kesilen gözlerimin kıyısında
Bir aşk ovasını görmüştün hani
Safran dallarıyla,Ağustos gülleriyle sarmaş dolaş
Bunu unutma, hatırla ama.
Ey Tebrizli Şems.
Dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli
Benim dinim senin yüzünle övünür,
Ey sevgili
Bunu unutma, hatırla ama.