Al-Andalus Nassam Alaina Lhawa

25 Aralık 2009 Cuma

Aşksızlara Verme Öğüt


Aşksızlara verme öğüt, öğüdünden alır değil
Aşksız adem hayvan olur, hayvan öğüt bilir değil

Eksik olman ehillerden, kaça görün cahillerden
Tanrı bizar bahillerden, bahil didar görür değil

Ol iki cihan güneşi, zahir dünyasın değişti
Cahil onu öldü sanır, ol hod ölmez ölür değil

Yunus olma cahillerden, ırak kalma ehillerden
Cahil ne var mümin ise, cahillikte kalır değil

Yunus Emre

Ya Vedud!...

Sanma Şahım Herkesi Sen Sadıkane Yar Olur

Osmanlı Padişahları yaşadıkları müddet zarfında sadece birer hükümdar olarak vazife yapmamışlar;her biri uğraştıkları sanat dallarıyla,edebi yönleriyle ne kadar maharetli olduklarını tüm dünyaya göstermişlerdir..

Bu padişahlardan biri de hiç şüphesiz Yavuz Sultan Selim Han'dır.Edebi yönüyle de iyi bir şairdir.Hatta öyle ki yazmış olduğu bir dörtlük adeta asırlara mesaj niteliği vermekte,herkesi düşünceye sevketmektedir.

Sözü uzatmadan bu dörtlüğü sizlerle paylaşmak isterim.Öyle bir dörtlük ki yan yana da okunsa alt alta da okunsa aynı manayı vermektedir.İşte o dörtlük;

Sanma şahım / herkesi sen / sadıkane / yar olur
Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyar olur
Sadıkane / belki ol / bu alemde / dildar olur
Yar olur / ağyar olur / dildar olur / serdar olur...

Yukarıdaki dörtlüğün harika bir inceliği var.Vermek istediği mesaj da ayrıca çok mühim..Velhasıl ecdad aslında sadece hükümdar olarak yaşamamış;önce iyi bir kul olmaya gayret etmekle beraber yeteneklerini de gözler önüne sermiş..hayran olmamak elde değil!...

*''Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur..'' Günümüz dünyasında öyle bir hayat yaşıyoruz ki karşımızdaki insana sırf o olduğu için değer vermek,sevmek,güvenmek kimi zaman bu duyguları yaşayanlar için sıkıntı yaratabiliyor..Halbuki insanı insan olduğu için sevmek,sevdiğini o olduğu için sevebilmek herhalde çok önemli olsa gerek!...

Ecdadımızın ruhu şad olsun!...

Rabbim Vedud ismi ile müşerref eylesin..

Maddiyatsız menfaatsiz tam bir teslimiyetle sevenlerden,sevilenlerden,kulluk edenlerden eylesin...

Ya Vedud!...

16 Aralık 2009 Çarşamba

Hicri Yılbaşı Mesajı


Hicri Yılbaşımız mübarek olsun...İslam alemine vatanımıza milletimize hayırlar getirsin inşallah...Muhabbetlerimle...

30 Kasım 2009 Pazartesi

Gençken Yapılacak Bazı Şeyler ;)


Malum bu sıralar bir reklam dolaşıyor ekranlarda...Gençken yapılacak 100 şey! diye...neymiş ünlü birini adı lazım değil :) mama yemeğe götürmek_miş...şuymuş,buymuş...Hadi canım sen de!... :)
Gençken yapılacak bazı şeyler şunlardır; oku ve öğren!...
1-Rabbini tanıyacaksın...
2-Peygamberini (s.a.v) tanıyacaksın...
3-Kitabını ve dinini öğreneceksin...
4-yetmez! öğrendiklerinle de amel edeceksin ;)
5-Çalışacaksın
6-Okuyacak ve öğrenekcesin,e tabi öğreteceksin de...
7-Anne babana itaat edeceksin...yaramazlık yok! sakın duymim :)
8-Seveceksin!..Rabbini,Peygamberini (s.a.v) vatanını! toprağını...seviyorum deee!.. :)
9-Güzel ahlaklı olacaksın...
10-İnsanlara faydalı olacaksın...Hep ben hep ben yok! Bencillik yok yani...
11-Evleneceksin...nevet yanlış okumadın;evleneceksin..delikanlı adam Allah için evlenir ;)
Bu maddeleri çoğaltmak pekala mümkündür..Benden bu kadar...Gerisi ellerinizden öper ;)
Muhabbetlerimle...
Her daim yüzünüz gülsün inşallah...
Gülün dedim :)

Sanman taleb-i devlet ü cah etmeye geldik...


Çoğumuz Fatih Sultan Mehmed'i 1453 de İstanbul'u fethederek,çağ açıp çağ kapayan bir zafer elde etmesiyle bilir,tanırız..Kitaplarımızda böyle geçer çünkü...
Peki hiç düşündük mü? Bu koca cihan İmparatoru'nun muradı neydi? Hedefi? Amacı?...
Sanman taleb-i devlet ü cah etmeye geldik;
Biz aleme bir Yar (c.c) için ah etmeye geldik...
Böyle söylüyordu Fatih...Böyle söylerek aslında bir bakıma amacını,hedefini ortaya koyuyordu..Evet;bu kainatta yapılabilecek en büyük ve en güzel iş bir Yar (c.c) için ah etmek..O'nun doğrultusunda bir hayat yaşayabilmek...
Aziz ecdadımızın muradları buydu..ve işte bu niyetleri doğrultusunda cihan imparatorluğu kurdular ve asırlarca yaşadılar,yaşattılar İslam'ı,adaleti,ilmi ve daha birçok güzelliği...
Şimdi bizlerde bu aziz ecdadın torunları olarak neyi nasıl istediğimizin farkında olmalıyız? Yoksa emanete yeteri kadar sahip çıkamamakla birlikte,o emaneti elden çıkartma,(Allah muhafaza!) kaybetme durumu da söz konusu...hasılı lafla emanetçilik olmuyor beyler!...
Eğer böylesi aziz bir ecdadın torunuyum diyorsan bunu ispatlayacaksın!...Önce şahsına sonra ailene çevrene bayrağına hasılı seni sen yapan tüm maddi manevi değerlere layık olmaya çalışacaksın!...Çalışmalıyız!...
Ertuğrul Gazi bir sözünde bu cihan imparatorluğunun kuruluş amacını şöyle ifade ediyordu;
Davamız kuru bir cihangirlik davası değildir;bilakis davamız ilay-ı kelimetullah'tır...
Günümüz neslinin bir çoğu daha ''beş vakit namazını'' kılmaktan aciz iken nasıl olacak da böylesi bir maneviyata,emanete sahip çıkacak,çıktığını iddia edecek! doğrusu merak ediyorum...Ecdadımız bu davayı sadece söze,takım elbise giymeye,tesbih sallamaya bırakmış olsaydı,heyhat! şu anda ne Osmanlı olurdu ne de onun bıraktığı güzellikler...
Fatih'in sözüne kulak vermek lazım...Ne uğruna yaşayıp ne uğruna öleceğimizin sorusu ile kendimizi sürekli muhasebeye tabi tutmamız lazım...
Ne mutlu emanete layık olabilenlere,sahip çıkabilenlere!...ne mutlu!...
Muhabbetlerimle...

26 Kasım 2009 Perşembe

Kurban Bayramı Mesajı


Halk-ı alem yılda bir kez ıyd için kurban eder;Deb be dem saat be saat ben senin kurbanınam...
Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder;hayırlar getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ederim...
Daha nice bayramlara...

27 Ekim 2009 Salı

Uyan Artık Yiğidim


UYAN ARTIK YİĞİDİM!...

Istırâbdır yiğidim azığımız, hicrandır

Mirasımız mahkûmdur, mahzundur, perişandır

Gene de ye’se düşme yiğidim; imtihandır

Filizlenen her ölüm, mazlumlara nişandır

Ne gönüllerde sevinç, ruhlarda beyaz kaldı

Ufka bir bak, ilerle; inkılâba az kaldı.

***

Ülkemden hatırıma hep sefiller geliyor

Bin yüzlü Ebrehe’ ler, kara filler geliyor

Şimdi devran değişti; ebâbiller geliyor

İbrahim bahçesinden taze güller geliyor

Âlemde, duyulacak kutlu bir âvaz kaldı

Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı.

***

Çöküyor sırtımızda yükselen vahşi duvar

Heykeller kırılıyor; dökülüyor mumyalar

Toprağın sinesinde umut var, heyecan var

Okşadığın her kökten fışkırıyor bir bahar.

Buzlar çözüldü; kıştan kuru bir ayaz kaldı

Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı.

***

Gözlerin âyet âyet büyüyen bir bebektir

Ellerin sokaklarda uçuşan kelebektir

Sana rehberlik eden ne cindir, ne melektir

O bir İnsan-ı Kâmil, mücella bir dilektir

O’ ndan bize ebedi sürecek bir haz kaldı

Ufka bir bak yiğidim; inkılaba az kaldı.

***

Bu kan kokan coğrafya, bu çığlıklar senindir

Bu gözü yaşlı târih, hıçkırıklar senindir

Yeryüzünde çiğnenen bütün haklar senindir

Prangalı hükümler, aydınlıklar senindir.

Yıllardır, uygarlıktan sana hep enkaz kaldı

Ufka bir bak yiğidin, inkılâba az kaldı.

***

Tasalanma yiğidim; zaman bizden yanadır

Külümüzden yükselen duman bizden yanadır

Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır

Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır

Kapıları açacak çoşkun bin niyaz kaldı

Ufka bir bak yiğidim, inkılâba az kaldı

***

Mahzenlerde beklemek ziyan artık, yiğidim

Fecr-i sâdık vaktidir; uyan artık yiğidim

Ateşlere girsen de, dayan artık yiğidim

Hakikate dönüyor rüyan artık, yiğidim

Zalimler için karar verildi,infaz kaldı;

Ufka bir bak yiğidim,inkılaba az kaldı...

NURULLAH GENÇ

davamıza,sevdamıza,can yoldaşlarımıza ithafen...